DOLAR 32,2223 -0.03%
EURO 35,0137 0.12%
ALTIN 2.425,970,32
BITCOIN 2208885-0,78%
İstanbul
17°

HAFİF YAĞMUR

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Film gibi olay! Miras beklerken battı!

Film gibi olay! Miras beklerken battı!

Seferihisar'da filmlere konu olacak olay yaşandı. Yıllarca mücadele verip babalık davasını kazandı, gelen tebligatla dünyası başına yıkıldı.

ABONE OL
25 Kasım 2022 12:03
Film gibi olay! Miras beklerken battı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eski Seferihisar Belediye Başkanı Hamit Nişancı’nın arazi zengini babası Turgay Nişancı, 1964 yılında o tarihte 17 yaşlarında olan M.S. Isminde genç kızla iddiaya gore ilişkiye girdi. M.S., tecim ve çiftçilikle uğraşan Nişancı ile evlenme vaadi üzerine ilişkiye girdiğini, bu ilişkiden de hamile kaldığını belirterek, Seferihisar Cumhuriyet Savcılığı’na başvurdu. Ancak savcılık, şikayetin 6 aylık yasal süre içinde yapılmadığını belirterek, başvuruyu reddetti. Bunun üzerine M.S. Dünyaya getirdiği erkek bebeğinin adını Yüksel koyup, kendi nüfusuna kaydettirdi.
DAVA SÜRECİ BAŞLADI
S., bebeğinin nüfus kaydındaki baba hanesine isim yazdırmak için 6 Ağustos 1965’te Turgay Nişancı’ya karşı babalık davası açtı ve o dönemde aylık 150 TL nafaka talep etti. Bu dönemde DNA testi henüz olmadığı için dava kapsamında Yüksel bebek ile Turgay Nişancı’dan alınan kan örneği, Adli Tıp Kurumu’nda incelendi. Raporda da Yüksel bebeğin babasının Turgay Nişancı olabileceği bildirildi. Ancak şahit ve başka delil bulunamadığı nedeni öne sürülerek Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi, davayı reddetti. İş insanı Turgay Nişancı’nın, çocuğunun babası olduğunu ispatlamaya çalışan M.S., bu defa Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi de mahalli mahkemenin verdiği kararı, 20 Kasım 1965’te onadı.
40 YIL SONRA SİL BAŞTAN
S., oğlunu büyüttü ve evlilik yaptı. Taksiciliğe başlamış olan Yüksel S. De baba oldu. Anası M.S.’nin açtığı babalık davalarını kaybetmesi sebebiyle senelerce üzüntü çeken Yüksel S., iş insanı Turgay Nişancı ile görüşmeye başladı. Nişancı’nın maddi yardımda da bulunduğu Yüksel S., Yargıtay’ın reddettiği davayı yine açmak için bir çok avukat ile görüştü sadece hep olumsuz yanıt aldı. Yüksel S., son olarak da avukat Varol Turbay’a gitti. Dosyayı inceleyen Turbay, Yargıtay kararının taraflara tebliğ etmediğini görünce davanın yine görülmesi için çalışmaya başladı. Turbay, Yargıtay 2’nci Dairesi Başkanlığı’na sunulmak üzere 13 Nisan 2005’te Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yargılamanın iadesi talepli istekçe verdi. 2’nci Hukuk Dairesi de başvuruyu kabul etti.
DNA GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yeniden açılan davada, Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA testi sonucu Turgay Nişancı’nın, Yüksel S.’nin babası olduğu ortaya çıktı. Turgay Nişancı, 2006’da verilen karara Yargıtay’a başvurarak, itiraz etti. Dava dosyası, 2 kez eksik yazışmalar nedeniyle usulden bozuldu. Son temyizde ise Yargıtay, Turgay Nişancı’nın Yüksel S.’nin babası olduğu yönündeki kararı onadı. Kararın arkasından Yüksel S. Adını Recep Nişancı olarak değiştirdi ve Turgay Nişancı’nın yasal varisi oldu.
MİRAS YERİNE BORÇ GELDİ
Recep Nişancı, avukatı Turbay ile birlikte 2014 yılının Mayıs ayında da yaşlılığa bağlı nedenler ve manevi baskılardan ötürü mallarını kötü yönettiği sebebi öne sürülerek Turgay Nişancı’ya karşı Seferihisar barış Hukuk Mahkemesi’nde ikinci dava açtı. Bu davada Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan raporda ise Nişancı’ya erken demans tanısı konuldu. Mahkeme, Turgay Nişancı’nın kısıtlanmasına ve kendisine bir yıl süreyle yasal danışman atanmasına karar verdi. Davanın itiraz süresi sırasında Turgay Nişancı, yaşamını yitirdi. Turgay Nişancı’nın ölümünün ardından Seferihisar sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2006 ve 2016 yıllarında 2 vasiyetname hazırlandığı ortaya çıktı. Vasiyetnamelerde, Recep Nişancı’ya mirastan hisse verilmediği belirlendi. Bunun üzerine Recep Nişancı ve avukatı, geçen yıl Seferihisar barış Hukuk Mahkemesi’ne vasiyetnamenin iptali için dava açtı. İptal davası sürerken, Recep Nişancı, bankadan evine gelen 1 milyon 600 bin TL’lik borç tebligatı ile büyük şaşkınlık yaşadı. Nişancı, Turgay Nişancı’nın öteki çocuklarının kurduğu şirket üzerinden bankadan kredi çekildiğini, bu krediler için de Turgay Nişancı’ya ilişik bazı arazilerin ipotek edildiğini, yasal varis olması nedeniyle borcu ödemekle yükümlü tutulduğunu öğrendi.
ADLİ TIP KURUMU’NDAN RAPOR
Seferihisar sulh Hukuk Mahkemesi’nde vasiyetnamenin iptali davası sürerken, Turgay Nişancı’nın sağlık durumuyla ilgili belgeler, Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4’üncü İhtisas Dairesi’ne gönderilen belgeler, incelendi. Kısa süre önce çıkan rapora gore, Turgay Nişancı’nın akıl sağlığının yerinde olduğu açıklandı. Rapor, mahkemeye ve davanın taraflarına gönderildi.
Raporun arkasından Recep Nişancı, avukatı Varol Turbay aracılığıyla mahkemeye 6 sayfalık yeni istekçe sundu. Dilekçede özet olarak, 19 Mart 2018’de Turgay Nişancı’nın öldüğü belirtilip, 2006 ve 2016’daki vasiyetnamelerin açılıp okunduğu sadece 2 vasiyetnamenin Türk medeni Kanunu (TMK) öngördüğünün aksine kuşkuya yer bırakmayacak şekilde birbirini tamamlamadığı, tam tersi 2 vasiyetname içinde tutarsızlıklar bulunmuş olduğu belirtildi. Ayrıca bazı tanıkların ifadelerine yer verilen dilekçede; Turgay Nişancı’nın ailesi tarafından Recep Nişancı ve ailesine yönelik olarak ‘Ya hepimiz ya onlar’ şeklinde sözler sarf edilmiş olduğu, baba Nişancı’nın Recep Nişancı’yı evinde yahut çalıştığı taksi durağında ziyarete geldiği, torunlarıyla yiyecek yiyip, harçlık verdiği, ailesi tarafınca murise torunlarıyla görüşmesi mevzusunda zorluklar çıkarıldığı belirtildi.
TMK’ye göre vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama sonucunda manevi cebir ve ikrah altında yapılmış olması durumunda iptalinin gerekeceği ve tanık beyanları göz önünde bulundurulduğunda söz mevzusu vasiyetin de iptal edilmesi gerektiği aktarıldı. Ek olarak vasiyetnamede, Recep Nişancı’ya bırakıldığı belirlenen malların daha sonra satılması sebebiyle TMK tarafınca korumaya alınan saklı payının ihlal edilmiş olduğu belirtildi.
“HERKES HAKKINI ALSIN”
Davaya ilişkin konuşan Recep Nişancı, “Hakkımı aramış olduğum sırada 1 milyon 600 bin liralık borçla karşılaştım. Banka haciz kararı alsa evim, işim her şey elimden gidecek. Bu borcun yapılmasında katkım olmadığı gibi hakkım olan mirası da alamadım. Çünkü babamın öteki çocukları bana hakkım olanı vermemek için ellerinden geleni yapıyor. Bu yaşımdan sonra bu kadar borçla karşılaştığım için ailece çoğumuz çok üzüldük. Mirastan pay bırakılmamasına itiraz ettik ve dava açtık. Babama ilişkin 12 arazi elden çıkarılmış. Kalan öteki arazilere de tedbir kararı aldırdık, onların kaçırılmasını engelledik. Beni neden bu kadar uğraştırıyorlar? Hepimiz hakkı olanı alsın ve işine gücüne baksın. Babamın mezarda kemiklerini sızlatıyorlar. Babam, korkusundan torununun sünnetine bile gelemedi. Bu çilelerin artık son bulmasını isterim” dedi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.