DOLAR 32,8706 0.05%
EURO 35,6915 0%
ALTIN 2.552,030,29
BITCOIN 2182936-0,61%
İstanbul
30°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

İstanbul İl Sağlık Müdüründen deprem açıklaması: Bütün afetlere hazırız

İstanbul İl Sağlık Müdüründen deprem açıklaması: Bütün afetlere hazırız

İstanbul İl Sağlık Müdüründen deprem açıklaması: Bütün afetlere hazırız - Düzce'de meydana gelen depremin ardından yeniden gündeme gelen İstanbul depreminde sağlık yönetimi ile ilgili yapılan hazırlıklar hakkında açıklamalarda bulunan İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 'İstanbul’daki sağlık altyapısı ve sağlık tesisleri, insan gücü ile ve planlamasıyla her şeyiyle deprem gibi bütün afetlere hazırız' dedi.

ABONE OL
25 Kasım 2022 08:08
İstanbul İl Sağlık Müdüründen deprem açıklaması: Bütün afetlere hazırız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Düzce’de meydana gelen ve çevre şehirlerde de hissedilen 5,9luk depremin peşinden İstanbul’da beklenen büyük depreme hazır olup olmadığımızla ilgili tartışmalar yine gündeme geldi. İstanbul İl sıhhat Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu mevzuyla ilgili açıklamalarda bulundu.“
Zelzele mevzusunda farklı çalışıyoruz
”İstanbul’da son 5 yıldır yeni yapılan veya güçlendirilen hastaneler ile depreme dayanıklı bir sağlık sistemi kurulduğunu belirten Prof. Dr. Memişoğlu, şöyle konuştu:“zelzele konusunu özellikle farklı çalışıyoruz. Bununla ilgili sağlık sistemi esasında tamamen hazır. Tüm hastanelerimiz, ilçe sıhhat müdürlüklerimiz, 112’miz dahil hepsinin afet planları her yıl yenilenir, denetim edilir ve bunlarla ilgili güncel tatbikatlar yapılır.Ek olarak İstanbul’daki hastanelerimizde izolatör dediğimiz deprem esnasında bina ve içindekilerin herhangi bir zarar görmemesini sağlayacak yapılar oluşturduk.Kartal (Lütfi Kırdar), Göztepe (Süleyman Yalçın), Okmeydanı (Cemil Taşçıoğlu), Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastaneleri ile Çekmeköy’deki hastanelerimizin ve Başıbüyük’teki (Asaf Ataseven) hastanemizin hepsi izolatörlü binalar. Aynı zamanda helikopter ulaşımına da uygun.”“DEPREMDE İLK 8 SAAT ÇOK ÖNEMLİ”Depremin üst ast ilişkisinin olmadığı, herkesin spontane hareket etmesi gereken bir vaziyet olduğuna da işaret eden Prof. Dr. Memişoğlu, şunları söyledi:“hepimiz, depremle ilgili ilk andan itibaren ne yapılacağını otomatik hale getirmeye çalışıyoruz. Çünkü deprem öyle bir şey ki ast üst ilişkisinin olmadığı, her insanın spontane hareket etmesi ihtiyaç duyulan bir zaman dilimi. Esasında ilk 8 saat çok önemli. Bu ilk 8 saatte spontane olarak kendiliğinizden hareket etmeyi öğrenirseniz ve başarırsanız, çok fazla insanın hayatını kurtarma şansınız var.Personelimizin üçte biri zaten her halükarda çalışır vaziyette olacak, gece yada gündüz fark etmiyor. Bizim sağlık personelimiz olağanüstü durumlarda (çağrı beklemeden) derhal kendi hizmet alanına dönme alışkanlığına haiz. Bunu pandemide de en son bölme’deki patlamada da gördük. Biz ek olarak sağlık çalışanlarının aileleri için de fiil planı hazırladık, toplanma alanları mevzularda.Çünkü insan önce kendi ailesini düşünüyor, sağlık çalışanlarımızın ailelerinin toplama alanları da dahil hepsini planladık. Bununla ilgili de tatbikatlarımızı yapmış olduk, örneğin 3 ay önce Heybeliada’da AFAD, UMKE ve 112’nin de dahil olduğu, hava ve deniz ambulanslarını da içine alan büyük bir tatbikatımız oldu ve olası eksiklerimizi görüp revize ettik. İstanbul’daki sağlık altyapısı ve sıhhat tesisleri, insan gücü ile ve planlamasıyla her şeyiyle deprem şeklinde tüm afetlere hazırız.”“İSTANBUL’DA NÜFUSUN 1 MİLYONU SAĞLIK SEKTÖRÜNDE”Türkiye’nin sağlık sisteminde ileri düzey personel ve teknolojik açıdan da gelişmiş sıhhat tesisleri ile artık merkezi bir yapıda olduğuna değinen Prof. Dr. Memişoğlu, Türkiye’nin de sıhhat açısından bu merkezi yapısının en önemli ilinin İstanbul bulunduğunu vurgulayarak şunları söylemiş oldu:“İstanbul bütün bölgenin kavşak noktası. Dünyanın kavşak noktası. Son 5 yılda 28 tane hastane açıldı ve bu hastanelerin her birine bakmış olduğumızda, fiziki anlamda kamu altyapısının çok geliştiğini görüyoruz. 17 milyonluk bir şehir var fakat ortalama 1 milyona yakını sıhhat sektöründe 600 bini sıhhat hizmetleri ile alakalı nüfus, öteki 400 bini de sağlığın ilaç kısmı, destek, lojistik kısımlarında hizmet veriyor.Sıhhat büyük bir sektör İstanbul’da. En ileri teknolojilerin, en iyi insan gücünün ve altyapının olduğu bir şehir. Bütün uç işlemleri yapabilen, sıhhat hizmetinin en iyisini sunabilen insan gücüyle, bir problem olduğunda her bölgenin yardımına koşabiliyor. Bugün maden kazası olsun, zehirlenme vakaları olsun, diğer olaylara bakmış olduğumızda; hastalarımıza büyük hizmet veriyoruz.Örneğin maden kazasında yüzde 90 yanıkla gelen ağır yaralıların kliniğini bile çok iyi şekilde manipüle edip yönetebilen bir sıhhat gücünden bahsediyoruz. Bombalamada bakıyorsunuz, 6 tane yaralımız oldu tehlikeli sonuç yaralılara çok iyi bir müdahale ile ekiplerimiz büyük bir özveri ile bilgi birikimiyle her türlü teknolojik altyapı ile müdahale ederek, onların yaşfakat tutunmalarını sağladılar.”“SAĞLIK ÇALIŞANLARI DEVLET MEMURU GİBİ DEĞİLDİR”sağlık sisteminin pek çok sektörden farklı olarak çok özel bir yapıya haiz olduğunun da altını çizen Prof. Dr. Memişoğlu, bu sistemin acil durumlara alışkın bir personel yapısı ile çalıştığını söylemiş oldu ve sıhhatçıların bu şekilde 24 saat görevde bulunduğunu belirtti.Memişoğlu, “sıhhat sistemini devlet memuru gibi, 657’ye tabi şekilde görmememiz gerekiyor. Bu şekilde çalışmaz sağlıkçılar. O nedenle İstiklal’deki patlamada, olayı duyar duymaz personellerimiz kendi hastaneleri ve yakında olan hastanelere otomatik olarak gittiler bizlerden herhangi bir talimat dahi beklemeden. Hatta ben taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesine ilk gittiğim vakit, patlamadan 30-40 dakika sonra oradaydım, onlarca sağlık personelimiz o gün nöbeti olmadığı şekilde kendi hastanesine gelmişti koşarak. Bizim yönergeımızı beklemeden oldu bu. Tüm sağlık çalışanlarına minnet duyuyorum bu anlamda, onlara şükranlarımı sunuyorum ve camianın da onların kıymetini bilmesini bekliyorum” diye mevzuştu.ACİL konum HASTANELERİ ESKİ KONUMUNA DÖNÜŞEBİLİRİstanbul’un naturel afet anlamında en büyük riskinin zelzele olduğuna işaret eden Prof. Dr. Memişoğlu, pandemi döneminde açılan Acil durum Hastanelerinin şu anda normal sağlık hizmeti veriyor olmasına rağmen herhangi bir afet zelzele vb olağanüstü durumda tekrar eski konumuna dönüştürülebilecek şekilde organize olduğunu belirterek şunları söylemiş oldu:Acil durum hastanelerinde şu anda günlük acil hastaları kabul ediyoruz. Onun yanında normal hastane fonksiyonlarını da devam ettiriyorlar. Tabii acil bir afet vb durumu olduğu vakit, oraların yoğun bakım yatak sayısı kapasitesi çok yüksek olduğundan, böyle bir ihtiyaçta hemen devreye sokabileceğiz. Bizlere büyük salgınlarda veya büyük travmalarda, afetlerde destek verebilecek yapıları var.”ANADOLU YAKASINA ÜÇÜNCÜ ŞEHİR HASTANESİ İstanbul’daki yeni sağlık yatırımlarından da bahseden Prof. Dr. Memişoğlu, şu bilgileri vererek sözlerini noktaladı:“Yeni projelerimiz de devam ediyor. Örneğin Haydarpaşa ve Siyami Ersek hastanelerinin yenilenme projesi var. Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 1200 yataklı yenileme projesi var. Kartal Lütfi Kırdar’da onkoloji için ilave bir blok yapıyoruz.Göztepe ve Okmeydanı kısaca Süleyman Yalçın ve Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanelerinin de ilave ikinci etaplarının projelerine ve inşaat çalışmalarına başlıyoruz. Bununla beraber Sancaktepe’de İstanbul için ikinci bir şehir hastanesi çalışması var.Ek olarak Maltepe Başıbüyük’teki Marmara Üniversitesi’nden afiliye olduğumuz, bizim işletmesini yaptığımız sıhhat Bakanlığının bir hastanesi var. 600 yataklı, acil hizmetlerini vermeye başladı.Bunu da Maltepe’deki vatandaşlarımızın bilmesini isteriz. Buraya rahatlıkla gidip hizmet alabilirler. Çünkü ufak bir hastanemiz vardı orada, şimdi ona ilave olarak”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.